17 Kasım 2009 Salı

Güle Güle Dost Nigris


Geçen yıl hemen hemen bu zamanlarda, 30 Ekim günü Ankaraspor-Galatasaray maçını tribünden izlemiştim. Genel anlamıyla sıkıcı bir maçtı. Yenikent Asaş'ın çilesini çekmeye değecek bir maç değildi. Kendi kendime ne işin var, hem de kupa maçı için kalkıp gittin maça diye sormuştum. Ama bu sabah öğrendiğim bir haber yüzünden şu anda iyi ki o maça gitmişim diyorum.

Kuzey ve Orta Amerika futbolunu yakından takip ederim, bilenler bilir. Uzun zamandır Meksika ligini de çok yakından takip ediyorum. Takiplikten kastım sadece istatistiklere bakmak geçmek değil, maçları da canlı yayınlarda seyrediyorum 3-4 senedir. Gaziantepspor Antonio De Nigris'i ülkemize getirince de çok sevinmiştim. Almaguer ile Türkiye'deki imajı yerle bir olan Meksikalıların popülaritesini arttıracağına emindim. Öyle de oldu aslında. Gerk oynadığı oyun, attığı gollerle olsun gerekse gol sevinçleriyle. Onu herkes Kadıköy'de taktığı maske ile hatırlıyor. Ancak ben onu hep bize, Galatasaray'a attığı golden sonra kenardaki banka önce kendisi oturup sonra arkadaşlarını oturtması ve poz vermesi ile hatırlayacağım. İyi ki o maça gitmişim, iyi ki senin o gol sevincine canlı tanık olmuşum Antonio.

Son bir şey daha yazalım. Eğer bu kalp krizi genetik bir rahatsızlığın sonucu ortaya çıkmışsa- ki Meksika basınıa yansıyan kadarıyla öyle-, kardeşi Aldo De Nigris'in de sıkı bir kontrolden geçmesi şart. Eğer abisine söyledikleri gibi oynayamazsın derlerse de lütfen bizi üzmeden hayatı için kullansın seçim şansını.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder